+90 (506) 112 13 66 bilgi@sematekin.com.tr

Her insan hayatının bir döneminde, etrafında ne kadar kalabalık olduğundan bağımsız olarak yalnızlık duygusuyla karşı karşıya kalır. Yalnızlık sorunlu bir yaşantınız olduğu anlamına gelmemekle birlikte, uzun süreli yalnız kalmışlık duygusu insanın hayatında birtakım sorunları doğurabilmektedir.

Eğer yalnızlık hissi yaşamınızdaki temel duygu haline geldiyse ve yaşamınızı derinden etkiliyorsa, kendinizi mutsuz, endişeli ve çevrenize yabancılaşmış gibi hissedebilirsiniz. Özgüven kaybı, suçluluk ve değersizlik hissedebilir buna bağlı olarak sosyal ortamlardan daha da fazla uzaklaşma isteği yaşamaya başlayabilirsiniz. Diğer insanlar tarafından beğenilmediğiniz ya da sevilmediğiniz yanılgılarına kapılabilir ve başkalarının sevgi ve beğenisini kazanmak adına normalde yapmayacağınız fedakarlıkları gösterme eğilimine girebilirsiniz. Maalesef insanları kendinizi tüketecek kadar mutlu ederek kazanmaya çalışmak gerçekçi bir beklenti olmadığından içten içe çok daha fazla yalnızlaşmayı beraberinde getirebilir. Bu da uzun vadeli hem kendinize hem dünyaya yönelik güveninizi kırarak endişeli veya öfkeli bir yapıya bürünmenize neden olabilir.

Bu durumda kendinizi beğenilmeyen kişi veya istenmeyen kişi gibi olumsuz ifadelerle etiketlemek yerine hangi davranışlarınızın ve beklentilerinizin sizi yalnızlaştırdığını bulmak ve bunları çözümlemeye çalışmak daha gerçekçi bir tablo oluşturacaktır. Yalnız olmanız kendinizi, duygularınızı ve isteklerinizi ihmal ederek değersiz hissetmenize yol açıyorsa bakış açınızda değişime yol açabilecek ufak dokunuşlara ihtiyaç duyduğunuz, bu durum çözümleyemediğiniz bir boyuta geldiyse psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunuz anlamına gelebilir.

Yalnızlığı yoğun hissettiğiniz zamanların; kendinizi keşfedebileceğiniz, nasıl mutlu hissedebileceğinizi, duygularınızı ve ihtiyaçlarınızı tanımlayabileceğiniz ve onlarla nasıl ilgilenebileceğinizi keşfedeceğiniz bir zaman dilimi olduğunu unutmayın.

Bu fırsatı diğerlerinin ihtiyaçlarını karşılayarak, kalplerini kazanmaya çalıştığınız bir ödün verme süreci olarak geçirmek yerine hobilerinizi geliştirmek, istediğiniz fakat ertelediğiniz şeyleri gerçekleştirmek için değerlendirmeyi deneyin. Unutmayın hiçbir yalnızlık evresi sonsuza dek sürmez. Bu süreçte kendinize şans verirken eşlik etmek isteyenlere karşı önyargılı olmayın. Denemediğiniz ve şans vermediğiniz sürece herkesin sizi terk etmeyeceği gerçeğini öğrenmeyi daha da ertelemiş oluyorsunuz.

Kendinizi, sizi mutlu eden ve etmeyen aktiviteleri, kendinizle zaman geçirirken neler yapmaktan hoşlandığınızı bulduktan sonra benzer zevk ve ilgileri olan kişilere ulaşmak için doğru zamanda olduğunuzu düşündüğünüzde sosyalleşmek çok daha kolay olacaktır.

Hazır hissettiğinizde sosyal çevrenizdeki kişileri gözlemleyerek başlamaya çalışın. Başkalarını tanımak ve başka insanların sizi tanımasını sağlamak için minik pratikler yapın. Mümkün olduğunca çevrenizdeki kişilerle selamlaşmaya ve günlük sohbetlere katılmaya çalışın. Bu süreçte fikirlerinizle ilgili çok tutkulu olmayan tartışmalara girmekten çekinmeyin. (Tartışma burada kavga etmek anlamında kullanılmamaktadır. Kast ettiğim farklılıkların ve özgün fikirlerin ele alınmasıdır.) Yapmaktan keyif aldığınız şeyleri, benzer ilgi alanı olduğunu keşfettiğiniz insanlara birlikte yapmayı teklif edin. Örneğin, çevrenizde tarzından hoşlandığınız kişilere birlikte fotoğraf çekmeye gitmeyi ya da beraber partnerli spor yapmayı teklif edebilirsiniz. Bu süreçte ilginizi çeken konularla ilgili etkinliklere ya da gönüllü çalışmalara üye olmak benzer ilgi alanlarına sahip insanlarla karşılaşma şansınızı arttırabilir. Diğerlerinin sizi keşfetmesini beklerken zaman kaybetmek yerine reddedilmeyi göze alın. Reddedilmeniz her durumda diğerlerinin sizi istemediği anlamına gelmez, çoğu zaman kişinin kendisiyle ilgili bir süreçtir. Arkadaşlıkların, paylaşımlar arttıkça pekiştiğini ve bunun zaman aldığını unutmayın.

Uzm. Psk. Sema Tekin