+90 (506) 112 13 66 bilgi@sematekin.com.tr

ÖFKE

 

Engellenme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi anlamına gelen öfke, tüm diğer duygularımız gibi; yerinde ve zamanında kullanıldığında sağlıklı bir yapılanmadır. Kaldırabileceğimizden fazla zorlandığımızda, hayatımızda önemli bir yer teşkil eden sorunlarımızı uzun süre ihmal ettiğimizde, başa çıkabileceğimizden fazlasını yüklendiğimizde, haksızlığa uğradığımıza inandığımızda; hayatımızın üzerindeki kontrolümüzü yitirdiğimizden endişelenir ve çözüm yolu arayışına gireriz. Bazen bu arayış çıkmaz sokakta son bulur. 

Böyle durumlarda kendi kendimizi koruma ihtiyacımız ön plana çıkar ve zaman zaman öfkelenerek işlerin yolunda gitmediği, tıkandığımız yönünde mesajlar veririz.

Öfkenin günlük hayatta birçok şeyi ifade etmek için kullanılması, aslında bir duygu hali olan öfkeyi bir davranış biçimine dönüştürebiliyor maalesef. Öfke de tüm diğer duygularımız gibi tek başına ham yaşanan bir duygu değildir, nasıl yaşanan bir keder içinde bir tutam umut, mutluluk ise kaybetme korkusu içeriyorsa; öfke de içerisinde endişe, üzüntü, korku gibi duygular içerebilir. Elbette bu duyguların davranışlarımızı da etkilemesini bekleriz. Burada önemli olan nokta kişinin öfkelendiği durumun ve onu hangi hissin tetiklediğinin farkında olmasıdır. Farkında olmayan kişi; eşini merak ettiğinde yaşadığı endişeyi, kızı düştüğünde yaşadığı korkuyu, yaşadığı asıl duyguyu maskeleyen bir diğer duygu olan öfkeyle ifade etme eğiliminde olacaktır.

Öfke duygusunu davranışa dönüştürmeden bir süre öncesinde yaşadığımız bazı fiziksel belirtiler vardır. Bu belirtiler kişiden kişiye değişmekle birlikte gerginliğimizin bedenimizdeki yansımasını fark etmemizi, dolayısıyla öfkeye dönüştürmeden önlem almamızı kolaylaştırır. Bu belirtiler kişinin elleriyle oynaması, yumruğunu sıkması, bacağını sallanması, dudağını ısırması gibi çeşitli şekillerde gözlenebilir. Kişi bedenindeki bu tür gerginliğini yansıtan değişikliklere dikkat ederek öfkenin çıkışından hemen önce öfke kontrol egzersizleriyle kendini sakinleştirebilir.

Buradan hareketle, öfkenin kullanımındaki temel sorunun, öfkenin varlığından ziyade, kontrol edilememesi sebebiyle kişinin ya da çevresindekilerin hayatını olumsuz yönde etkileyecek boyutta yaşanması veya saldırganlık, şiddet içeren bir davranış haline dönüşmesidir diyebiliriz. Bu noktada öfke kontrolü çalışma ve yöntemlerine başvurmak yerinde olacaktır. Öfke kontrol çalışmalarında hedeflenen kişinin yaşadığı öfke duygusunu yaşanabilir, sağlıklı seviyede; işine yarayan yanlarını kullanabileceği, zarar veren taraflarından uzaklaşabileceği düzeyde yaşayabilmesidir.